Etiket arşivi sağlıklı beslenme

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

Beslenmede Protein ve Diğerleri!!!

Salt Protein mi? Protein Ağılıklı Beslenme mi?

Merhaba sayın okurlarım.

Sağlıklı beslenme ile ilgili pratik bilgilerden devam ediyoruz.

Geçen hafta enerji dengesinden söz etmiştik.

Şöyle bir baktığımızda güzel ülkemizin bol ve çeşitli nimetleri sayesinde hepimiz pozitif enerji dengesinde yaşıyoruz ve maalesef bizde de obezite artmaya başladı.

Enerji dengesinden söz ettik ama bunu günlük düzeyde normal seviyede tutmak için ne yapabiliriz bunu konuşalım.

Kalorinin karbonhidrat, yağ ve protein arasındaki dağılımı kısmen fizyolojik faktörlere kısmen de tat ve ekonomik durum gibi faktörlere göre belirlenir.

Esansiyel ve diğer amino asitlerin günlük olarak alınabilmesi için, protein alımı 70 kg erişkin birey/70 gr protein, yani kg başına gr proteinin diyetimizde bulunması gerekmekte.

Ama proteini nasıl alacağız?

Burada Evre I ve Evre II olarak sınıflama yapılmaktadır.

Yazının devamını okumak için tıklayınız.

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

Sağlıklı Beslenme İçin Pratik Bilgiler!!!

Sağlık Beslenmede İlk Basamak

Bu hafta yazıma Hekimlerin Piri İbn-i Sina Üstadın bir sözünü aktararak başlamak istiyorum. “Yediğin vakit az ye ve yedikten 4-5 saat kadar daha yeme…” Ve yine devam ediyor “Şifa, hazımdadır. Yani kolayca hazmedeceğim miktarı ye. Nefse ve mideye en ağır ve yorucu hal taam üstüne taam yemektir” Sanırım üstad özetlemiş, başka söze hacet yok.

O zaman bu noktadan başlarsak vücut makinasının çalışması için günlük almamız gereken kalori miktarı vardır.

Yine hocam sende kalori hesabına mı gireceksin demeyin. Çünkü günlük yaş, vücut kitle indeksi ve cinsiyetle değişen bir kavram vardır; bazal metabolizma hızı. Yani bir diğer anlamda yaşamın maliyeti.

Bunun anlamı şudur hiç bir şey yapmadan sadece yatarak dolaşım ve solunum sisteminin çalışması ile kullandığımız enerji. Peki bu yeter mi? Yetmez.

O zaman günlük fiziksel aktivite durumuna göre üzerine eklememiz gerekiyor. Hesap kabarmaya başladı. Aslında o kadarda değil. Bazal metabolizma için 1500 Cal ortalama yeterlidir. Ama bir de yukarıda saydığım faktörlere de bağlı olarak özellikle cinsiyet farkı, genç erişkin için bu rakam 3000 Cal civarında olmaktadır.

Günlük almamız gereken kalori miktarı budur. Biz ne yapıyoruz, sanırım ben de dahil hep fazla alıyoruz. Aldığımız her fazla 9,3 kaloriyi organizma bizim için 1 gr yağ olarak depoluyor. Çünkü kainatta enerjinin korunumu kanunu var (Termodinamiğin birinci yasası!!!). Ne kadar fazla alırsak yağ dokumuz o kadar fazla artıyor ve obez oluyoruz.

Yazının devamını okumak için tıklayınız.

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

Sağlık Beslenmede Önemsenmeyenler!!!

Sağlıklı Beslenmede Yapı Taşlarımız

Sevgili dostlar buraya kadar yazılarımda sağlıklı beslenme ve stresle ile ilgili bilgiler paylaştım. Antioksidan tüketimi, esansiyel amino asitler ve yağ asitlerinin tüketimi…

Birde hiç girmediğimiz vücudumuzun mikro yardımcıları var. Biraz da bunlardan bahsetmek istiyorum. Vücudumuzda meydana gelen birçok fizyolojik olayın yapıtaşları olarak rol alanmineral ve elementlere günlük ihtiyacımız bulunuyor. Eksikliği ya da fazlalığı çok değişik sonuçlara neden olabilir.

 

Yazının devamını okumak için tıklayınız.

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

Acaba Beslenebiliyor muyuz?

Acaba Beslenebiliyor muyuz?

Bu başlıkla yazıma başlamamın sebebi bir an durup kendimizi sorgulamamız. Acaba gerçekten beslenebiliyor muyuz? Gelin cevabını birlikte bulalım.

Günümüzde modern tarım yöntemleri ile birçok meyve ve sebzeye mevsim kısıtlaması olmaksızın sofralarımızda yer verebiliyoruz. İlk bakışta bu çok güzel ve avantajlı gibi görünüyor değil mi? Yaz-kış istediğiniz sebze ve meyveye ulaşabilmek.  Diğer taraftan da her şey mevsiminde güzeldir diye düşünüyoruz. Kışın karpuz canımız istemez ama onun yerine vücudumuzun direncini arttıracak antioksidan olan C vitamini için narenciye tüketiriz.

Yazının devamını okumak için lütfen tıklayınız.

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

NE KADAR BESLENEBİLİYORUZ?

Bu sorunun cevabını hemen hemen herkes yeteri kadar olarak verdiğini sanıyorum. Hatta günümüzde oldukça yaygın hale gelen obeziteye bakarsak fazlası ile besleniyoruz diyebiliriz.

Ama ben aksi düşünüyorum ve elimde kanıtım da var. İşte başlıyoruz. Günümüzde modern tarım yöntemleri ile birçok meyve ve sebzeyi mevsim kısıtlaması olmaksızın sofralarımızda yer verebiliyoruz. İlk bakışta bu çok güzel ve avantajlı gibi görünüyor. Diğer taraftan da her şey mevsiminde güzeldir diye düşünürüz. Kışın karpuz canımız istemez ama onun yerine vücudumuzun direncini arttıracak antioksidan olan C vitamini için narenciye tüketiriz. Peki, bu seçimi belirleyen sadece besine kolay ulaşma, fiyatı ve diğer çevresel ve kişisel tercihler mi? Sanırım bunların ötesine geçip çok ta düşünmüyoruz. Burada ne demek istediğimi alttaki tabloya bakarak anlayabilirsiniz.

En çok tükettiğimiz sebze ve meyveler için 1985 (Pharmakonzern Geigy (Schweiz)) ve 2002 (Lebensmittellabor Karlsruhe/Sanatorium Oberthal) yıllarında İsviçre ve Almanya’daki büyük araştırma laboratuvarlarında yapılan analizler sonucunda çarpıcı sonuçlar elde edilmiştir (Tablo).

Her 100 gramda bulunan

Vitamin ve Mineraller

Araştırılmış İçerikler19852002Fark
BrokoliKalsiyum10328-73%
Amino Asit4718-62%
Magnezyum2411-55%
FasülyeKalsiyum5622-51%
Amino Asit3930-23%
Magnezyum2618-31%
Vitamin B614032-77%
PatatesKalsiyum143-78%
Magnezyum2714-48%
HavuçKalsiyum3728-24%
Magnezyum216-75%
IspanakMagnezyum6215-76%
Vitamin C5118-65%
ElmaVitamin C52-60%
MuzKalsiyum87-12%
Amino Asit235-79%
Magnezyum3124-23%
Vitamin B633018-95%
ÇilekKalsiyum2112-43%
Vitamin C608-87%

Çok tükettiğimiz gıdaların vitamin ve Mineral içerikleri hatırı sayılır oranda düştüğü saptanmış.

Burada sormamız gereken iki soru var.

İlki neden, ikincisi 2018 yılında ne durumda. İlk soruyu cevaplaman ikinci sorunun cevabını sanırım herkes kendi kendine verebilir.

İlk sorunun cevabı içinse çok neden sıralayabiliriz ama bence en önemli etken insanoğlu yani biz. Bunu açarsak daha çok üretme ve daha çok kazanma gibi sebeplerle, hızlı gelişme, çevre kirliliği, bilinçsiz tarım uygulamaları, ürünlerin uzun depolanması için yeni yöntemler, kalite ve verim arttırmak için uygulamaların bu duruma neden olduğu söylenebilir. Bu durumda o zaman ne yapacağız diye kendimize bu soruyu sormaktan alamayız. Aslında günümüzün modası haline gelen, organik ürünler, köy kahvaltısı, köy ürünleri vs gibi kulağa hoş gelen ama aslına baktığınızda hiç öyle olmayan bir durumla karşı kaşıya kalıyorsunuz. O zaman bunun çözümünü nasıl bulacağız. Beslenmemiz gerektiği fizyolojik bir gerçek ve tükettiğimiz besinin de içerik olarak ihtiyaçlarımızı karşılaması gerekmekte. Ama şu an için tükettiklerimiz büyük oranda posa maalesef. O zaman bilinçli tüketmemiz gerekiyor. Neler yapabileceğimizi diğer yazımda paylaşacağım.

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

Neden Besin Desteği Kullanmalıyız

Besin Destekleri ve Önemi

Özellikle son 50 yıl içerisinde endüstriyel tarım ve hayvancılık yaygınlaşmıştır ayrıca büyük şehirlerde yaşayan nüfusun artması nedeniyle gıdaların taşınma, depolanma ve saklanma süreleri çeşitli nedenler ile uzamaktadır.

Merada serbest olarak beslenen hayvanlar ve doğal gübreleme yöntemleri kullanılarak zenginleştirilmiş topraklarda geleneksel tohumlar ile yapılan doğal tarım oransal olarak çok azalmıştır.

Ayrıca birçok ürün henüz tam olgunlaşmadan toplanıp depolanmaktadır.

Tüm bunların neticesinde tükettiğimiz gıdalarda bulunması gereken vitamin, mineral, antioksidanlar ve omega 3 gibi sağlığımız için elzem olan mikrobesinler yeterli düzeyde bulunmamaktadır. Bu mikrobesinlerin eksiklikleri kronik dönemde birçok hastalıklar açısından risk oluşturmakta ve toplumda artan hastalıkların önemli bir kısmında da rol oynamaktadır.

Besin destekleri, gıdalarınızda zaten var olması gereken ancak gıdalardaki endüstrileşme nedeni ile ne yazık ki yeterli miktarda bulunmayan bu mikrobesinleri sadece doğal kaynakları kullanarak en sağlıklı şekilde size sunmaktadır.