Etiket arşivi osas

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

21- Uyku Bozukluklarının, Bireysel-Toplumsal Etkileri ve Hukuksal Boyutu

Uyku bozuklukları bir yandan bireyde mortalite ( ölüm) ve morbiditeyi (hastalık) arttırırken bir yandan da komorbit

hastalıkların da mortalite ve morbiditelerinde artışa neden olur.

Örneğin uyku apne sendromu varlığında hipertansiyonun ya da kan şekerinin regülasyonu güçleşir,  tedaviye yanıt zayıflar, tedavinin maliyeti ve zamanı artar.

Uyku bozukluklarının neden olduğu kognitif etkilenmeler, bireyin performansını etkileyerek, yaşam kalitesini düşürür ve iş verimini azaltır.

Bireysel etkilenmeler, kaçınılmaz bir şekilde, toplumsal sonuçları da beraberinde getirir.

Uyku bozukluklarının neden olabileceği gündüz aşırı uykululuk hali, yorgunluk, dikkat

Ødağınıklığı refleks sürelerinde azalma gibi etkiler performansı azaltarak iş ve trafik kazalarına, ölçme ve değerlendirme hatalarına yol açar.

Uyku bozukluklarının nelere sebep olduğunu merak ediyorsanız tıklayınız.

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

16- Uyku Apne Sendromu (OSAS)

Obstrüktif Uyku Apne Sendromu (OSAS)

  • Uyku sırasında solunumda patolojik olarak değerlendirilebilecek düzeydeki değişikliklere bağlı olarak gelişen ; bu hastalarda morbidite ve mortalitenin artmasına yol açan klinik tablolar olarak tanımlanmaktadır.
  • Uykuda Solunum Bozuklukları;
  • Obstrüktif uyku apne sendromu ( OSAS)
  • Santral uyku apne sendromu ( CSAS)
  • Üst solunum yolu rezistansı sendromu (UARS)
  • Obezite-Hipoventilasyon Sendromu ( OHS)
  • Overlap sendrom ( KOAH- Astım + Obstrüktif uyku apne sendromu) ( OVS) olarak alt başlıklarda sınıflandırılarak tanı ve tedavi yapılmaktadır.

Uyku apnesi için tanı ve tedavinin ne olduğunu merak ediyorsanız buyrun okumaya.

Kim bilir belki sizde de olabilir!!!

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

15- Uyku Bozuklukları ve Sınıflaması

Uyku Bozuklukları

  • İlk kez 1979 – 4 ana grup
  • 1991 ICSD (International Classification of Sleep Disorders).
  • 2005’te ICSD-2 Uyku Bozuklukları Uluslararası Sınıflaması (2. versiyon)
  • 8 kategori
  • 85 hastalık
  • Uluslararası Uyku Bozuklukları Sınıflaması (International Classification of Sleep Disorders) – 3. Versiyonu (ICSD-3) Yayınlandı (2014)
  • Artık Uyku bozuklukları 6 kategori ve 85 hastalık olarak sonoflandırılmaktadır.

Uyku bozukluklarının neler olduğunu merak ediyorsanız tıklayınız.

ileArş. Gör. Tahir KESKİN

Uyku Bozukluklarında Egzersiz ve Davranışsal Tedavi

Uyku ve Egzersiz

Uyku vücudun temel ihtiyaçlarından birisidir, organizmanın dinlenip enerji tüketimini dengeleyen bir süreçtir.  Uyku süresi 4-12 saat arasında değişmekte olup fizyolojik olarak normal uyku süresinin 7 saat olması gerektiği bildirilmektedir.

Toplumda en sık rastlanan uyku problemi olan insomnia (uykusuzluk); uykuya dalmakta ya da sürdürmekte güçlük olması ya da dinç uyanamama olarak tanımlanmaktadır.

İnsomnia, uyku için uygun koşullara rağmen ortaya çıkıyorsa ve kişinin günlük aktivitelerini bozuyorsa patolojik olarak kabul edilir. İnsomnia yaşlılarda oldukça yaygındır. Toplumda insomnia yaygınlığının  %10-20 olduğu tahmin edilirken yaşlılarda bu oran daha yüksektir.

Osteoartrit, kanser veya diyabetle ilişkili kronik ağrı, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, konjestif kalp yetmezliği ve nörolojik hastalıklar insomnia ile en çok ilişkili olduğu düşünülen hastalıklardır .

Uyku sorunları, dikkatin azalmasına bağlı olarak düşmelere, rutin görevleri yerine getirememeye, sağlık kaynaklarının kullanımında artmaya, sağlığı ve iyilik halini sürdürmede güçlüğe neden olmakta ve bireyin yaşam kalitesini olumsuz olarak etkilemektedir.

Nitekim yapılan çalışmalar uyku problemi yaşayan ve gün içinde uyku saatleri uzun olan yaşlı bireylerde düşme oranının daha fazla olduğunu, gün içi uykulu olma, uykuya geç başlama gibi sorunu olan yaşlı bireylerde mortalite oranının arttığını saptamıştır.

Peki, sağlıklı bir uyku için neler yapmalıyız?

Kişilerde uyku bozukluğu nedenleri gözden geçirilmeli ve kronik hastalıkları, kullandıkları ilaçlar, kafein, sigara, alkol kullanımı ve yine düzeltilebilir diğer nedenler belirlenip bu yönde yapılması gerekenler için bilgilendirme yapılmalıdır. Bunun yanında bireylerin;

  • Günün aynı saatlerinde düzenli olarak uyanması ve yatması,
  • Gün içinde uyuma saatlerinin azaltılması,
  • Günlük düzenli olarak egzersiz yapılması (yatma saatlerinden önce),
  • Yatağın yalnızca yatmak için kullanılması,
  • Stresli dönemlerde yatakta uzun süre kalınmaması,
  • Yatmadan önce ağır yemeklerden uzak durulması,
  • Yatmadan önce alkol, kafein, nikotin gibi maddelerden uzak durulması (alkollü içecekler başlangıçta uykuyu artırır, ancak gece uyku sırasında kanda düzeyi azalarak erken uyanmaya neden olur),
  • Yatmadan önce dişlerin temizlenmesi ve diğer rutin temizlik işlerinin tamamlanması,
  • Yatak odası çevresinin temiz, sessiz ve yeterli karanlığa sahip olması,
  • Yatak kıyafetlerinin geniş ve ferah olması,
  • Eğer 30 dakika içinde uyuyamıyorsa yatağı terk etmesi, müzik dinleme ve kitap okuma gibi yorucu olmayan aktivitelerde bulunması, fakat bu esnada parlak ışığa maruz kalmaması,
  • Gün içerisinde yeterli güneş ışığına maruz kalınması,
  • Şişman bireylerin zayıflatılması,
  • Gündüz 50 dakikadan fazla uyumaması gerekir.

Bu gibi uyku hijyeni için gerekli kişisel ve çevresel faktörlere dikkat etmesi gerekmektedir.

Uyku bozukluklarında egzersiz ise; 

Uyku bozuklukları için önerilen en güvenli egzersiz aerobik egzersizdir.

Haftada 3-4 gün, en az 40 dakika boyunca yapılacak yürüyüş, yüzme, bisiklet gibi egzersizler önerilmektedir.

Yapılan çalışmalar aerobik egzersizin uykuya geçiş suresini kısalttığını, uykunun toplam miktarını ve derin uykuyu artırdığını göstermektedir.

Harcanan enerji miktarı arttıkça uyku yapısında olumlu değişiklikler olmakla beraber maraton gibi aşırı enerji harcatan egzersizler uykuyu bozmaktadır.

Gece yatma saatlerine yakın yapılan egzersizlerin stres etkisi oluşturduğu ve otonomik aktiviteyi artırarak huzursuz bir uykuya, NREM evre I uykusunda artmaya, derin uykuda azalmaya neden olduğu belirtilmiştir.

Sabah yapılan fiziksel egzersizlerin uykuya az bir etkisi olurken, akşam saatlerine yakın, öğleden sonra yapılan egzersizler uyku kalitesini daha olumlu etkiler.

Düzenli spor alışkanlığı olan ve fiziksel formu kazanmış kişilerde egzersiz uyku kalitesini artırmaktadır.

Ancak düzensiz yapılan ve fiziksel formu kazanamayanlarda stresör etki oluşturabilir ve uyku yapısını bozabilir.

Ayrıca bu egzersiz programı otonomik uyarılmışlığa ve huzursuz bir uykuya neden olabilmesi nedeni ile yatma saatlerine yakın yapılmamalı; en iyi zamanlama olarak öğleden sonra, akşam saatlerine yakın yapılması önerilmelidir.

Gevşeme egzersizleri ise;

Gevşeme egzersizleri bireyin uykuya dalmasını sağlayacak sakinliğe geçmesini hedefler.

Bu amaçla progresif gevşeme egzersizleri, hayal kurma, diyafram solunumu yapma, meditasyon ve yoga kullanılabilmektedir.

 

 

 

 

 

 

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

Uyku Bozuklukları Sınıflaması

Uyku bozukluklarının sınıflandırılması için ilk olarak 1965’te PAris’te toplana bilim adamları ancak 1979’da   4 ana grup olarak uyku bozukluklarını sınıflandırmışlardır.

1991 ICSD (International Classification of Sleep Disorders).

2005’te ICSD-2 Uyku Bozuklukları Uluslararası Sınıflaması (2. versiyon) 8 kategori 85 hastalık.

2014 yılında yayımlanan ICSD-3’e göre 7 ana başlık 85 tane hastalık olarak sınıflandırılmıştır.

UluslararasıUyku Bozuklukları Sınıflaması (International Classification of Sleep Disorders) – 3. Versiyonu (ICSD-3) Yayımlandı (2014)

1-    İnsomni

2-    Uykuda Solunum Bozuklukları

3-    Hipersomnolansın Merkezi Bozuklukları

4-    Sirkadiyen ritim uyku-uyanıklık Bozuklukları

5-    Parasomnialar

6-    Uyku İlişkili Hareket Bozuklukları

7-   Diğer Uyku Bozuklukları

Uyku bozukluklarının içerisinde en sık karşılaştığımız grup; Uykuda solunum bozukluklarıdır ve bu da 5 alt başlıktan oluşur.

Uykuda Solunum Bozuklukları

1-Obstrüktif Uyku Apne Bozuklukları

2- Santral uyku Apne Sendromu

3- Uyku İlilişkili Hipoventilasyon Bozuklukları

4- Uyku İlişkili Hipoksemi Bozukluğu

5- İzole semptomlar ve normal varyantlar

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

Uyku Bozukluğum Var? Ne yapmam gerekiyor.

Öncelikle burada tanımlamamız gereken gerçekten uyku bozukluğunuzun olup olmadığı. Gnümüzde yaşam tarzı ile ilişkili olarak ilk bakmamız gereken sirkadiyen ritim bozukluğu ya da diğer adı ile faz kayması. Bunun için uyku günlüğü size yardımcı olacaktır. Sonrasında uyku ile ilgili şikayetleriniz var ve bunlar sizin günlük hayatınızı ciddi bir şekilde etkiliyorsa profesyonel yardım almanız gerekmektedir.  Şu ana kadar ICSD kodu ile tanımlanmış 85 adet uyku bozukluğu vardır. Bunlardan birisi de sizde olabilir. En yaygın olanı hangisi diye sorarsanız uyku apnesi. Bunun da 3 tane bulgusu vardır. 1. Horlama 2. Gecede nefes durması 3. Gündüz aşırı uykululuk. Bunlar sizde mevcut ise ve sabahları baş ağrısı, sinirlilik, bilişsel fonksiyonlarda azalmala rda buna ekleniyorsa uyku polikliniğine gitmeniz gerekiyor. Bunun için size en yakın Devlet Hastanesi, Üniversite Hastanesi, ya da Özel Hastanenin uyku polikliniğinden randevu almanız gerekiyor. Ülkemizde ağırlıklı olarak Göğüs Hastalıkları, sonrasında Nöroloji ve Pskiyatri ve Kulak Burun Boğaz polikliniklerinden hangisi uyku polikliniğine sahipse oradan randevu alabilisiniz. Öncelikle şikayetleriniz kaydedilecek ve gündüz uykululuk testi yapılacaktır. Sonrasında uyku hekimi gerekli görürse ki bu yukarıda saydığım semptomlara sahipseniz Polisomnografi (PSG) testi yapacaktır. Bu test için maalesef resmi kurumlarda en az 1 yıl beklemeniz gerekmektedir. Ama hekiminiz aciliyetinizin olduğuna karar verirse bu süre daha da erken olabilir. Bu test için uyku laboratuvarında tüm gece yatmanız gerekmektedir. Uyku testinin sağlıklı yapılabilmesi için evdeki şartların sağlanıp, rahat bir şekilde uyuyabileceğiniz bir ortam oluşturulur. Vücudunuza yerleştirilen elektrotlar eşliğinde sabah kadar uyku kaydınız alınır. Eğer etkin bir şekilde uyuyup testi başarabildiyseniz ertesi sabah taburcu edilirsiniz. Sonrasında hekiminiz uyku kayıtlarınızı inceleyip size 1 hafta sonra randevu verir ve tanınız konulur. Sonrası ise hastalığınıza göre tedavi seçenekleri değerlendirilir ve size en uygun olanı reçete edilir.

       Doç. Dr. Mustafa SAYGIN